SAĞLIK REHBERİ

Doğum Kontrolü Hak

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği  Genel Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, Doğum kontrolünün Müslüman ülkelerde olmayacağı haberleri ile ilgili 31 Mayıs 2016 Salı günü bir  açıklama yaptı.

doğum kontrol

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği  Genel Başkanı Prof. Dr. Cansun Demir, Doğum kontrolünün Müslüman ülkelerde olmayacağı haberleri ile ilgili 31 Mayıs 2016 Salı günü bir  açıklama yaptı.

“Doğum Kontrolü Bir İnsanlık Hakkıdır!” diyen Prof. Dr. Cansun Demir, “Demokratik bir ülke olan Türkiye’de kadınların en doğal hakları olan üreme hakları istedikleri zaman, istedikleri kadar çocuk sahibi olabilmeleridir. Çocuk sahibi olmak istediklerinde her türlü tedavi ve desteği alma hakları vardır ama çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ya da ideal olan 2 çocuk arasının en az 2 yıl olması için doğum kontrol yöntemlerine de sorun olmadan ulaşmalıdırlar.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜRGEV'in 20. kuruluş yıldönümünde konuştu. Erdoğan, "Nüfus planlamasıymış, doğum kontrolüymüş, Müslüman aile böyle bir anlayışta olamaz" demişti.

Doğum Kontrolü Bir İnsanlık Hakkıdır!

Doğum kontrolünün Müslüman ülkelerde olmayacağı haberleri ile ilgili aşağıdaki açıklamanın yapılması zorunlu olmuştur.

Demokratik bir ülke olan Türkiye’de kadınların en doğal hakları olan üreme hakları istedikleri zaman, istedikleri kadar çocuk sahibi olabilmeleridir. Çocuk sahibi olmak istediklerinde her türlü tedavi ve desteği alma hakları vardır ama çocuk sahibi olmak istemiyorlarsa ya da ideal olan 2 çocuk arasının en az 2 yıl olması için doğum kontrol yöntemlerine de sorun olmadan ulaşmalıdırlar.

Dünyada artık sadece doğum kontrolü kavramı yoktur. Üreme sağlığı kavramı mevcuttur. Bu kavram, insanların istedikleri zaman çocuk sahibi olmalarını, çocuk sahibi olamadıklarında infertilite tedavisini, kadın sağlığı ve doğum kontrolünü içine alır.

Yani bu kavramda çocuk sahibi olmak isteyip de olamayanların tedavisinin yanında, çocuk sahibi olmak istemeyenlerin de istenmeyen gebeliklerini engellemesi söz konusudur.
Bu kavram bir insanlık hakkıdır.

Kadınların istemedikleri çocuklara gebe kalmaları, sonrasında istenmeyen kürtajlara neden olmaktadır. Bugün dünyada anne ölümlerinin azaltılmasında en başarılı ülkelerin başında yer alan Türkiye’de bunun nedenlerinden biri de kürtajın yasal olmasıdır.

Doğum kontrolü olmadığında, istenmeyen gebelikler artacak, bu da kürtajın artmasına neden olacak. Eğer kürtaj da yasal olmazsa “merdiven altı” diye tabir edilen şartlarda gebelik sonlandırılması yapılacak ki; bu da anne ölümlerinde artışa neden olacaktır. Ölümle sonuçlanmasa bile annede kalıcı hasara neden olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki; kürtaj da bir doğum kontrol yöntemi değildir.

Prof. Dr. S. Cansun Demir
TJOD YK Başkanı

İlgili okumalar

İLETİŞİM

Sağlığınız için
doğru bilgiyle başlayın.

Güllük Caddesi Fatih Apt. No:3/9, 07230 Muratpaşa, Antalya, Türkiye

SIK SORULAN SORULAR

Merak ettikleriniz

Genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel değerlendirme ve tanı yerine geçmez.

01Gebelikte akıntı artışı normal olabilir mi?

İnce, açık ya da süt beyazı ve kötü kokusuz akıntı artabilir. Kötü koku, renk değişikliği, kaşıntı, idrarda ağrı veya kanama varsa sağlık profesyoneline başvurun.

02Gebelik planlayan çiftler ne zaman değerlendirme almalıdır?

Süre yaşa, adet düzenine ve sağlık öyküsüne göre değişir. Bilinen bir üreme sağlığı sorunu, düzensiz adet veya ileri yaş gibi durumlarda daha erken görüşme uygun olabilir.

03Miyomlar her zaman tedavi gerektirir mi?

Hayır. Tedavi kararı miyomun yeri ve büyüklüğünün yanında kanama, ağrı, bası şikâyeti, kansızlık ve gebelik planına göre verilir. Belirti oluşturmayan bazı miyomlar yalnızca takip edilebilir.

04HPV aşısı kimler için uygundur?

Uygunluk yaşa, önceki aşılanma durumuna ve kişisel koşullara göre değerlendirilir. Aşı mevcut enfeksiyonu tedavi etmez; koruyucu amaçlıdır. Kişisel öneri için hekime danışılmalıdır.

05Gebelikte ilaç kullanılabilir mi?

Reçeteli, reçetesiz veya bitkisel ürünler gebelikte her zaman güvenli değildir. Başlamadan veya mevcut bir ilacı bırakmadan önce hekim ya da eczacıyla görüşün; gerekli tedaviyi kendi kendinize kesmeyin.